strazburg etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
strazburg etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Aralık 2019 Cuma

Strazburg: Decorative Arts Museum

Strazburg'da geçirdiğimiz son sabahımızda Rohan sarayını gezdik. Burası birden fazla müzeye ev sahipliği yapıyor. Biz Dekoratif Sanatlar müzesini gezdik. Bu sarayın inşası, 1704 - 1713 yılları arasında Strazburg piskoposluğunu yapan prens Rohan Soubise tarafından başlatılmış.
Versay sarayı gibi bir bina istediği için bu sarayın planlarını kralın mimarı Robert de Cotte'a yaptırmış. Sarayın inşaası, dekorasyonu ve mobilyaların döşenmesi 1732'den 1742'ye kadar sürmüş.
O zamandan Fransız devrimine kadar bu saray, Strazburg piskoposlarının ve Rohan ailesinin ikametgahı olarak kullanılmış. Bu müze, 7 bölümden oluşuyor. 1 numaralı salon muhafızların olduğu giriş salonu olarak kullanılmış.
2 numaralı bölüm piskoposların salonu. Bu odada genellikle oyunlar düzenlenirmiş. Bu oda ismini duvarlarındaki piskoposların portrelerinden almış. 1793'te bu tablolar devrimciler tarafından yakılmış. 3 numaralı oda kralın yatak odası. Bu oda, sarayın en etkileyici bölümü, krallar ve kraliyet ailesi üyeleri Strazburg'a geldiklerinde bu odada kalırlarmış. 4 numaralı bölüm kütüphane. 5 numaralı oda, Napolyon'un Yatak odası. Bu küçük odanın resmi olmayan stili Napolyon tarafından yatk odası olarak seçilmesine sebep olmuş. Odadaki koltuk, masa ve yatağı yaptıran Napolyon'un bu odada hiç uyuma imkanı olmamış. 6 numaralı oda, prens piskoposların yatak odası. 7 numaralı bölüm, dekoratif sanatlar kanadı. Bu bölümde, çiniler, mücevherler ve saatler var. Bu zengin koleksiyon, 18.yy'da Strazburg'daki zanaat endüstrisinin altın çağını yansıtıyor.
Arda bu müzeyi çok sevdi, sessiz ve sakin bir şekilde gezdi. Etrafında gördüğü şeylerle çok ilgilendi. Ama tabi ben de ona merak etmesi için hikayeler anlattım. Bu sarayda bir zamanlar krallar kraliçeler yaşamış dedim. Hayal gücünü harekete geçirerek bu müzeden keyif almasını sağladım.
Böylece Strazburg gezimiz de burada bitti :)

29 Eylül 2019 Pazar

Strazburg: Le Petite France

Strazburg'daki "Le Petite France", yani "Küçük Fransa"yı ilk gecemizde görmüştük. Ama hava karanlıktı ve saat geç olmuştu o yüzden ara sokaklarında gezip çok vakit geçirememiştik. İkinci gün La Vaissaeu'dan sonra akşam yemeğini bu bölgede yemeye karar verdik.
Bölgenin en turistik noktalarından birindeki "La Corde à Linge"ye gittik. Hava dışarda yemek yenecek kadar güzeldi ve manzara harikaydı. Arda'yla biz hamburger yedik ama o kadar da güzel değildi. Yine de manzara ve hava harikaydı.
Tabi lolipop yedikten sonra hareketlenen ve büyük ihtimalle iştahı kaçan Arda biraz burnumuzdan getirdi ama biz ona aldırmamaya çalıştık. Petite France aslında eski bir tabakhane mahalllesi. Eski zamanlarda tabakhaneciler en pis işi yapıp en çok para kazanan insanlarmış. Bu yüzden evleri süslü püslü ve gösterişli. Güzel manzaralar eşliğinde Strazburg'daki ikinci gecemiz sona erdi. Buarada, Strazburg'da Münih'te gördüğümüzden daha çok Türk gördük. Kaldığımız otelde, gittiğimiz restoranda, su almak için uğradığımız markette vs.