19 Temmuz 2026 Pazar

MSC ile İstanbul Çıkışlı Ege ve Adriyatik

 

Balayımızı MSC Splendida gemisinde yapmıştık (bkz. Akdeniz Turu). Aradan yıllar geçtikten sonra Splendida'nın kardeş gemisi MSC Fantasia ile Norveç Fyortlarını gezme şansına da sahip olduk. O zaman gidiş ve dönüş çok yorucu olmuştu. Öğle vakti gemide olmak için gece 12'de çıkmıştık evden. Bu sefer yolculuk çok rahattı. Sabah 6 gibi çıkıp, hızlı trenle, biraz rötarla da olsa, rahatça Söğütlüçeşme'ye vardık. 

Marmaray hemen bir yandaki perondan kalkıyor. Sirkeci'de indik ve sadece karşıdan karşıya geçerek tramvayla Galataport'a vardık. Turun rotası yandaki gibi Ege ve Adriyatik kıyıları.

Bir büyük bir küçük valiz yerine iki orta valiz alsaydık belki de tramvay peronunda daha rahat ederdik çünkü hem Sirkeci hem de Tophane durakları çok dar.  

Gemimiz yine Norveç fiyortlarındaki gibi Msc Fantasia. Tur bu sefer daha uzun, 9 gece 10 gün ve yine balkonlu kabindeyiz. 

Kabinimiz geminin ortasında, asansörlere daha yakın ama manzarası biraz daha kısıtlı çünkü yan tarafta geminin orta kısmının çıkıntısı var. İlk günkü manzaramız Cihangir. Geminin bulunduğu Galataport limanının konumu gerçekten harika. Zaten Sirkeci'de indiğimizde gemiyi uzaktan görmüştük. Geminin arka kısmı tarihi yarımadayı görüyordu, yan tarafı Galata Kulesi'ni, ön kısmı Dolmabahçe Sarayı'nı ve diğer yanı da Kız Kulesi'ni. Gemiden inip hiçbir yere gidesimiz gelmedi çünkü geminin bulunduğu yerden zaten bütün İstanbul ayaklarımızın altındaydı. Bizim gibi İstanbul'dan binenler haricindeki bütün gemi misafirleri İstanbul'u keşfe çıktıklarından bütün havuzlar boştu, biz de fırsatımız varken keyfini çıkardık. Tarihi yarımada manzarasında havuz ve jakuzi keyfi yapmak bir daha ne zaman nasip olur bilinmez. Geminin limandan kalkış saati 23.00. En uzun kaldığı liman İstanbul zaten. Öğle ve akşam yemeklerini gemide yedik. Pasaport kontrolüne özellikle değinmek istiyorum çünkü gemiye binerken sadece Türk polisinin kontrolünden geçtik ve çıkış damgasını bastılar. Artık her şey dijital oluyormuş. O yüzden gemi pasaportları bizden almadı ve Yunanistan'da da herhangi bir pasaport kontrolüne girmedik. O kadar ki sanki bütün yolculuk boyunca şehir içinde gezer gibiydik. Sadece Pire limanında Yunan polisi çıkış için pasaportu kontrol etti. 

İkinci gün denizde. Gece kalktığımda dışarıda harika bir yakamoz beni bekliyordu...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder